Yazılar

İnmemiş Testis

(Erkek Yumurtası)

İnmemiş testis kısırlık sebebi!

İzlemek için: İnmemiş testis

Gerçek inmemiş testis nedir?

Erkek bebekler doğmadan önce her iki testis bebeğin karın boşluğundadır. Bebek anne karnında gelişimine devam ederken testisler de torbaya inmeye başlarlar. Karın içi boşluğundan sonra kasık bölgesini geçerek doğuma yakın zamanda torbaya yerleşirler. Nadiren de olsa, torbaya iniş doğumdan sonraki ilk 6 ay içinde de devam edebilir.

Yenidoğan bir erkek çocuk doğduğunda testisler şayet torbada değilse, bu duruma gerçek inmemiş testis adı verilir. Çoğu zaman tek tarafta, bazen de çift tarafta birden olur. Gerçek inmemiş testiste önemli özellik, bir ya da iki testisin hiçbir zaman torbada olmamasıdır. 

Utangaç testis nedir?

Tıp dilinde retraktil testis denilen Utangaç testis durumunda testisler zaman zaman torbada görülürler.  Ancak,  özellikle soğuğun etkisiyle veya çocuğun alt taraflarının ellenmesi gibi durumlarda yukarıya, kasıklara doğru kaçarak ortadan kaybolurlar. Utangaç testisler, çocuğun ateşinin çıktığı durumlarda veya banyo küvetinde sıcak suyun içinde oturduğu zaman gibi sıcak ortamlarda ya da çocuk uyurken bakıldığında çoğunlukla torbada görülürler.

Utangaç testis bir hastalık sayılmaz. Çocuğun ilerideki hayatında bir soruna yol açmaz. Herhangi bir tedavi ( ilaç veya ameliyat ) gerektirmez. Ancak 6 aylık aralarla çocuk cerrahisi veya çocuk ürolojisi uzmanı tarafından kontrolü gerekir. Gerçek inmemiş testisten tamamen farklı masum bir olaydır.

Gerçek inmemiş testis sık mı görülür? Kendiliğinden düzelir mi?

İstatistiklere göre inmemiş testis, erken doğan bebeklerde, normal zamanında görülen bebeklere oranla 3 kat daha sık görülür. 6 ayın sonuna kadar inmemiş testislerin bir kısmı daha iner. Ancak bundan sonra artık inmez. Erkek çocukların cinsel organlarına ait en sık rastlanan anormalliktir. Her 100 sağlıklı erkek bebekten birisinde kalıcı bir hastalık olarak bulunur. İlk 6 ay geçtikten sonra mutlaka bir an önce tedavi edilmelidir.

İnmemiş testis nerelerde takılır?

Testis, anne karnındaki yolculuk hattı boyunca herhangi bir yerde takılabilir ve inmez.

  • Kasık kanalında takılmış ve
  • Karın içinde kalmış ve torbaya inmemiş olabilir.

Testis tamamen yok olabilir mi?

Evet, olabilir. Karın içinden torbaya olan yolculuğu esnasında, bazen testis kendi etrafında dönerek bir tur atar ve besleyici damarları burularak tıkanır. Böylelikle testis çürür ve yok olur. Bu durum, doğum sonrası ciddi hastalık tablosu ortaya çıkarır  ve kendisini belli eder. Doğum öncesi dönemde olur ise,  hiçbir belirti vermez ve bebek, testisi olmadan doğar.

Muayene ile her şey anlaşılır mı?

Hastaların % 80 ‘ inde anlaşılır. Çünkü,  bu orandaki hastada testis, tecrübeli bir uzmanın yaptığı dikkatli muayene sırasında,  kasık kanalının bir yerinde ele gelir. Ancak hastaların beşte birinde testis ele gelmez. Böyle olduğunda iki ihtimal sözkonusudur.

  • Testis karın içinde olabilir.
  • Testis yoktur.

Gerek ultrason gerekse diğer bir çok pahalı ve zor tanı yöntemi burada bize yardımcı olmaz.  En kesin tanı yöntemi, bıçaksız ameliyat olarak da bilinen laparoskopi‘ dir. Bu amaçla,  karın duvarında açılan delikten ince bir ışıklı mercek sokarak tüm karın içi görülür. Böylelikle testisin olup olmadığı kesin olarak saptanır. Karın içinde duruyorsa aynı yönteme devam edilerek torbaya indirilir. Böyle durumlarda bazen iki seanslı ameliyatlar tercih edilir. Eğer testis yoksa, o zamanda kalıntısı bulunarak ileride ortaya çıkabilecek kanser tehlikesi nedeniyle çıkarılmalıdır.

İnmemiş testis neden tedavi edilmelidir?

  • İleride çocuk sahibi olmayı önler: Çok bilinen bir kısırlık sebebidir. Testisler ne kadar erken torbaya indirilirse bu risk o kadar azalır.
  • Kanser gelişebilir: İnmemiş testisli hastaların testislerinde ileride kanser gelişme riski normal erkeklere oranla 15 katı kadar daha fazladır.
  • Beraberinde kasık fıtığı da olabilir: Her zaman belirti vermese de inmemiş testisli hastaların % 65 kadarında ameliyatta fıtık da tesbit edilir ve cerrahi tedavisi yapılır.
  • Psikolojik ve estetik problem oluşturur.
  • Dış etkenlere daha açıktır.

Tedavi yaşı kaçtır?

En ideali 6 aylık ile 1 yaş arasıdır. Ancak en geç 2 yaş bitimine kadar tedavi tamamlanmalıdır. Hangi nedenle olursa olsun,  inmemiş testis tedavisi 2 yaşın sonrasına bırakılmamalıdır. Şayet bilmeden 2 yaş geçildi ise bir an önce tedavi yapılmalıdır.

İnmemiş testisin olduğu tarafta fıtık da varsa o zaman hiç beklenmeden gerekirse 1 aylık bebekte de cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Yaygın ve kesin tedavi yöntemi ameliyattır. Tecrübeli çocuk cerrahisi uzmanlarınca yapılan ameliyatlardan sonra başarı oranı çok yüksektir.

Nadiren de olsa ilaç yani hormon tedavisi uygulamak gerekir. İyi seçilmiş hastalarda kullanıldığında hem yan etkisi olmaz hem de zaman zaman ameliyatsız başarı sağlanır. Ancak, hormon tedavisi de tecrübeli uzmanlarca uygulanması gereken,  başarı şansı düşük, yan etki ihtimali büyük bir tedavi şeklidir.

Ameliyat risk taşır mı ve nasıl yapılır?

Tecrübeli ellerde ve çocuk cerrahisi yöntemlerine göre yapılan ameliyatlarda herhangi bir risk yoktur. Ancak, sadece çocuk ameliyat etmeyip esas işi yetişkinleri  ameliyat etmek olan uzmanlarca yapılan ameliyatlarda, çocukların nazik ve körpe dokularına yeterince müşfik davranılmadığı ve çocuk cerrahisi yöntemlerine aykırı işler yapılabildiği için başarı şansı düşer.

Ameliyatta, testis ortaya çıkarıldıktan sonra, birçok inmemiş testis hastasında görülen kasık fıtığı problemi de halledilir. Testisi besleyen damarlar, etraf dokulara olan yapışıklıklardan ayrılır ve uzatılır. Testis torbanın içine dikişlerle tutturulur. Tecrübeli bir elde ortalama ameliyat süresi yarım saattir.

Hastanede yatılır mı? Ameliyat sonrası zor mudur?

İnmemiş testis ameliyatı olan çocuklar aynı gün hastaneden taburcu edilir ve ameliyat sonrası ilk bir kaç saatten sonrasını evde geçirirler. Böylesi hem tıbbi açıdan hem de psikolojik açıdan çocuk ve ailesi için çok daha avantajlıdır.

Ağrı kesici-ateş düşürücü özelliği olan ilaçlarla ameliyat sonrası rahatsızlıklar rahatça kontrol altına alınır.

Çocuklar ne kadar küçükse ameliyat sonrası dönemleri o kadar rahat geçer. Daha küçük çocuklar daima daha çabuk iyileşirler.

İki gün içinde tüm çocuklar ayağa kalkar ve oyuna başlarlar.

3-4 gün sonra bir kez pansuman ve yara kontrolü için ameliyat eden çocuk cerrahisi uzmanına gidilir. Birkaç ay sonra geç kontrol yapılır.

Ameliyattan 4 gün kadar sonra (İlk yara kontrolü yapıldıktan sonra) banyo yapılabilir.

Güreş, futbol, yüzme ve jimnastik gibi sporlar 20 gün için yasaklanır.

Ameliyat sonrasında torbada ve kasıkta hafif şişlik ve morluklar olabilir. Bunlar birkaç    gün ve hafta içinde kendiliğinden geçer.

Operasyon bölgesinde;

  • aşırı şişlik, kızarıklık varsa
  • yaradan kan ve iltihap geliyorsa
  • ateş, bulantı, kusma gibi belirtiler varsa

doktorunuza başvurmalısınız.

Çocuklarda Kasık Fıtığı ve Hidrosel (Su Fıtığı)

Fıtık mümkün olan en kısa zamanda tedavi edilmesi gereken bir durumdur.
İzlemek için: Kasık Fıtığı Tanısı ve Ameliyatı

Kasık Fıtığı Nedir?

Çoğunlukla erkek bebeklerde görülen, kasıklarda vücut dışına doğru barsak kangalının çıkması ile oluşan şişliklerdir.

Kasık fıtığı neden olur?

Erkek bebeklerin testisleri (yumurtaları)  , kendi karın boşluğu içinde,  anne karnında iken gelişmeye başlar. Hamileliğin son 2 ayında, testisler bebeğin karnından torbalarına, kasık bölgesinde yer alan iki ayrı kanalın içinden geçerek inerler.  Erkek çocuğun torbalarına varırlar.

Bu kanallar,  normalde doğuma birkaç gün kala vazifeleri bittiği için kapanırlar. Böylece karın içi ile dışı arasında bağlantı kalmaz. Ancak bu kanallardan birisi veya ikisi birden tüm genişliğiyle kapanmazsa fıtıklaşma olur. Yani vücut dışına, kasık ve torbaya doğru bir barsak kangalı fırlar. Bu hastalık durumuna “kasık fıtığı” denmektedir.

Hidrosel / Su Fıtığı Nedir?

Yukarıda bahsedilen geçiş kanalın bir kısmı kapanıp dar bir açıklık kaldıysa, dışarı barsak çıkamaz. Karın içi sıvısı bu kanaldan kasığa ve torbaya akarak  şişlik oluşturur.

Bu şişlik çocuk uyanık ve hareketli iken artar. Çocuk uyuyup sakince yatınca, fıtıkta olduğu gibi şişlik azalır veya kaybolur.

Tıp dilinde bu hastalığın adı “ Hidrosel “ ‘ dir. Halk arasında “ Su fıtığı “ olarak bilinir.

Kasık Fıtığı Nasıl Anlaşılır?

Çocuk ağlayıp ıkındığında kasıklarda şişlik ortaya çıkar. Çocuk rahatsızlık hisseder. O taraftaki bacağını tam açamaz, hareketleri kısıtlanır.

Bazen de sarı yeşil renkte (safralı ) kusar.

Bu gerçek kasık fıtığıdır. Her 100 erkek çocuğundan yaklaşık 3’ünde kasık fıtığı gelişir.

Erken doğan veya düşük doğum kilolu bebeklerde fıtığa daha çok rastlanır. Mikroinjeksiyon yöntemi ile dünyaya gelen bebeklerde de fıtık daha sık gözlenmektedir.

Kız çocuklarda fıtık olur mu?

Evet olur. Erkek bebeklerinkine benzer bir kasık kanalı kız bebeklerde de  vardır ve kapanmayabilir. Ancak kız çocuklarında kasık fıtığına daha az rastlanır ve kızlarda dışarı fırlayan organ çoğunlukla barsak değil yumurtalıktır.

Anneler çoğu zaman kasıktaki şişliğin içinde bir fındık gibi hissedilen yumurtalığın farkına varırlar. Ne olduğunu çıkaramasalar bile şüpheleri artarak hekime daha çabuk başvururlar. 

Fıtık tehlikeli midir ?

Fıtık mümkün olan en kısa zamanda tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Tedavide gecikmeler olduğunda barsak düğümlenmeleri, barsak ve yumurtalık çürümeleri kaçınılmazdır.

Halk arasında “ fıtık boğulması “ diye tanımlanan durumda birkaç saat içinde doğru müdahale yapılmazsa sıkışan organların beslenmeleri bozulur ve çürüme meydana gelir. Geç kalındığında hem hayati tehlike ortaya çıkar, hem de organların çürüyen kısımlarının çıkartılması gerekir. Bu da ek risk demektir.

Kısırlık söz konusu mudur?

Fıtık ve hidroselde kısırlık iki türlü ortaya çıkar:

  • Tedavideki gecikme nedeniyle ciddi biçimde sıkışıp boğulan fıtık, testisleri bozabilir.
  • Çocuk cerrahisine alışkın olmayan yanlış ellerde ve çocuklara uygun olmayan, yetişkin taklidi yöntemlerle ameliyat edilme durumunda

çocuklarda kısırlık gelişebilir.

Çocukların kasık fıtığı veya hidrosel ameliyatlarında mutlaka büyütücü gözlükler kullanılmalıdır. En nazik aletlerle ve çocuk cerrahisi prensiplerine tam sadakatle bu ameliyatlar uzmanlarca gerçekleştirilmelidir.

Yetişkinleri ameliyat eden, az sayıda çocuk ameliyatları yapan hiçbir uzmanlık dalı bu ameliyatların ehli olamamaktadır.

Kısırlık yıllar sonra ortaya çıkan bir sorun olduğu için de anlaşıldığında iş işten geçmiş olmaktadır.

Fıtık ve hidroselin tedavisi nedir?

Tedavisi ameliyattır.

Kasık bağı veya korse gibi yöntemler tüm dünyada 40 yıl kadar önce terkedilmiş olan tehlikeli yöntemlerdir. Bu yöntemler ile;

  • hastalık geçmez,
  • yapılacak ameliyat zorlaşır,
  • kasık bağının altında fıtık boğulması geliştiğinde farkedilmeyebilir ve hayati tehlikeler ortaya çıkabilir.

Çocuk cerrahisi uzmanlarınca ve çocuklara özgü yöntemlerle yapılır. Ameliyatlarda prensip; açık kalan kanalın kapatılarak karın içi ile olan bağlantının ortadan kaldırılmasıdır.

Fıtık Ameliyat ne zaman yapılmalıdır?

Kasık fıtığı ameliyatı teşhis konduktan itibaren bir kaç gün içerisinde yapılmalıdır.

Yapılmadığı taktirde ortaya çıkabilecek olan fıtık boğulması ve organ çürümesi gibi riskler en fazla yenidoğan ve süt çocuklarında ortaya çıkar. Halbuki büyüklerin ameliyattan en çok korktukları yaşlar da bunlardır. Bütün mesele işin ehli kişiler tarafından ve imkanları uygun hastanelerde yapılmasıdır.

  • Yenidoğan ve çocuk yoğun bakım imkanlarının olduğu hastanelerde,
  • Çocukları uyutmaya alışkın anestezistlerin katkısıyla,
  • Çocuk cerrahisi uzmanlarınca yapılan

bu tarz ameliyatların risk oranları çok azdır.

Hidrosel adını verdiğimiz su fıtık hastalarında, özel bazı durumlar dışında ameliyat için 1- 1,5 yaşa kadar beklenebilir. Bu özel durumlara ve erken ameliyata tecrübeli çocuk cerrahisi uzmanları karar vermelidirler.

Fıtık Ameliyatı zor mudur?

Fıtık boğulması ve organ çürümesi gelişmemiş ise; çocuklarda, büyütücü gözlükler ve nazik aletler kullanılarak uzmanlarca yapılan ameliyatların hiçbir zorluğu yoktur.  

Ameliyat sonrası, yaşa uygun ağrı kesici ilaçların yardımıyla rahat geçmesi sağlanır.

Ailelerce çok ilgi çekici bulunan bir özellik,  çocuklar ne kadar küçükse, beklenenin aksine, ameliyat sonrasının o kadar daha rahat geçmesidir.

İlk 1 yaş içindeki çocuklarda ameliyattan 8-10 saat sonra tamamen normale dönülür. Daha büyük çocuklar da 2- 3 gün içerisinde normal oyun tempolarına dönerler.

Ameliyat Sonrası Hastanede Yatılır mı?

Ameliyattan yaklaşık 3 saat sonra, hasta,  ilk beslenmelerini takiben evine yollanırlar.

  • Hastane enfeksiyonu riskini ortadan kaldırmak,
  • Ev ortamında çok daha hızlı ve moralli olarak iyileştikleri için,

çocukların evlerine yollanması çok doğru bir uygulamadır. Bu uygulama, yaklaşık 30 yıldan bu yana sorunsuz olarak gerçekleştirilmektedir.

Çok özel durumlarda, örneğin prematüre bebeklerde, hastanede bir gece yatılması gerekli olabilir. Ancak bu bir istisnadır.

Fıtık tekrarlar mı?

Bilindiği gibi sağ ve sol olmak üzere iki kasık bölgemiz vardır. Her ikisinde birbirlerinden bağımsız olarak fıtık çıkabilir.

Tek taraflı ameliyatlardan sonra öbür kasıkta fıtık olma ihtimali vardır. Ancak bu bir tekrarlama değil diğer kasıkta yeni bir gelişmedir. Bu olasılık erkek çocuklarda daha az, kızlarda ise bir hayli fazladır.

Ameliyat olan tarafta fıtığın tekrarlaması ihtimali ise uzman tarafında yapıldığında hemen hiç yoktur.

Ameliyat sonrası bakımda nelere dikkat edilmelidir?

  • Kullanılan yara pansumanlarının su geçirmez özelliği vardır. Yine de aşırı kirlenmemelerine dikkat edilmelidir. Alt bezi kullanan çocuklarda bu bez doktorunuzun tarif ettiği şekilde bağlanmalı, sık aralarla değiştirilmelidir.
  • Operasyon sonrası 3.- 4. günlerde doktorunuz pansumanı açar ve banyo yapılabileceğini söyler.
  • Yara 2- 3 cm. kadardır ve içten dikişler kullanıldığı için dikiş alma sorunu olmaz. Bir kaç ay sonra geç kontrol yapılır.
  • Operasyon sonrası ağrı kesici- ateş düşürücü ilaçlarla ciddi bir sorun yaşanmaz.
  • Ameliyat sonrası ilk günlerde kasık ve torbada şişlik ve hafif morluklar olabilir. Bunlar birkaç hafta içinde geçerler.

Aşırı şişlik, kızarıklık, ağrı varsa; yaradan kan ve iltihap geliyorsa; ateş, bulantı, kusma gibi belirtiler ortaya çıkmışsa doktorunuzu aramalısınız.

İzlemek için:

Yenidoğan Sünneti

Dr Cem Kara- Yenidoğan Sünneti
Yenidoğan döneminde sünnet, çok kolay ve genel anestezi gerektirmeyen cerrahi bir işlemdir.
İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=wdlKNGomVc0

Yenidoğan Sünneti Nedir?

Ülkemizde çocuklara en sık uygulanan cerrahi işlemdir. Son yıllarda sünnet konusunda gündeme oturan ve özelliklede sosyal yapısı gelişmiş, kültürel düzeyi yüksek ailelerde Yenidoğan sünneti olarak yaygınlaşmaya başlamıştır.

Bebeklerde 0-30 gün aralığını yenidoğan dönemidir. Yenidoğan döneminde sünnet, çok kolay ve genel anestezi gerektirmeyen cerrahi bir işlemdir.

Yenidoğan sünnetinin faydaları nelerdir?

  • Yenidoğan ve süt çocukluğu dönemine ait üriner sistem enfeksiyonlarının sünnetsiz çocuklara oranla ortalama 10 kat azaldığı çeşitli çalışmalarda bildirilmiştir Yenidoğan sünneti yapılan bebeklerde idrar yolu enfeksiyonları bu nedenle oldukça az görülür.
  • Önemli bir avantajı yenidoğan sünnetinde sadece lokal anestezi uygulanmasıdır. Sünnet işlemi öncesinde bebeğin aç kalması gerekmez.
  • Sünnet derisinin damarsal yapısı yeni gelişmekte olduğundan sünnet işlemi sırasında kanama kontrolü kolay olur ve işlem sonrası kanama riski çok azdır.
  • Sünnet sonrası bakımı kolaydır. Bir sağlık görevlisine ihtiyaç duyulmaz. Pansuman yapılmaz. Ağrı kesici ve antibiyotik tedavisi gerekmez.

Yenidoğan sünneti nerede ve nasıl  yapılır?

Ne kadar sürer?

Bebek doğduktan  sonraki ilk 24-48 saat sonra,  sünnet olmasına engel olacak tıbbı bir neden olmazsa, ameliyathanede özel orak ısıtılmış ameliyat masasında yapılır.

Yenidoğan sünneti sırasında bebekler ağrı duyar. Bunu önlemek için işlemden yarım saat önce penisin çevresine uyuşturucu etkili bir krem sürülür. Sünnet işlemi sırasında da çok küçük bir iğne yardımı ile lokal anestetik madde penis çevresine enjekte edilir. Ağrı ortadan tam anlamıyla kalkana kadar beklenir ve sünnete geçilir.

Klasik cerrahi sünnet yöntemi ile yapılabileceği gibi “Çan”, “Gomco klampı” gibi aletler yardımı ile dikişsiz olarak sünnet yapılabilir.

Sünnet işlemi yaklaşık olarak 15-20 dakika kadar sürer.

Yenidoğan sünneti sonrası evde bakım nasıl olur?

Yenidoğan sünneti sonrası penisin çevresine, saydam renkli bir pansuman materyali sarılır. Bu pansuman materyali, bebeğiniz çişini yaptıkça bezinin içine kendiliğinden düşecektir. Bundan sonra, sadece, bezini her açtığınızda vereceğimiz antiseptik merhemi sürülür. Bunun dışında rutin olarak antibiotik kullanılmaz. Bebeğin bezli olması bir avantajdır. Normal şekilde bezlenmeye devam edilir.  Sünnetten iki gün sonra banyo yapabilir.

Bebeklerde sünnet sonrası ağrı kesici kullanmaya genellikle ihtiyaç duyulmaz.

Sünnetin işlemi sırasında ve sonrasında olası komplikasyonlar nelerdir?

Uygun olmayan şartlarda ve ortamlarda uzman olmayan kişiler tarafından yapılan sünnetler kalıcı sakatlıklar da dahil ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir. Sünnet sonrası;

  • enfeksiyon,
  • kanama,
  • eksik veya fazla derinin kalması
  • oldukça sık olarak da estetik kusurlar olarak sayılabilecek komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir Bu komplikasyonlar ikincil cerrahi işlem gerektirebilir.

Komplikasyonlardan kaçınmak, sünneti bir cerrahi girişim olarak görmek gerekir. Ameliyathanede uzmanlarca yapılmalıdır.

Yenidoğan Sünneti ne zaman yapılamaz?

Bebeğin;

  • Hiçbir cerrahi girişimin yapılamayacağı genel hastalıkları var ise
  • Hipospadyas, epispadyas gibi doğumsal penis anomalisi olması durumunda
  • Bilinen ailesel kan hastalıkları olması durumunda yapılamaz.

Peygamber Sünneti veya Yarım sünnet: Hipospadyas

Hipospadyas; peygamver sünneti ve yarım sünnet; Dr Cem Kara
Hipospadyas; Peygamber Sünneti ya da Yarım Sünnet
Doğumsal bir sorun !
İzlemek için: PEYGAMBER SÜNNETİ, HİPOSPADYAS

Hipospadyas ameliyatını başarılı bir şekilde geçirmiş olan çocuklar tamamen normale dönerler. İdrar yapma ve ilerideki cinsel fonksiyonlar bakımından normal erkeklerden hiçbir farkları kalmaz.

Hipospadyas nedir?

Erkek çocuklarda, cinsel organlarının ucunda olması gereken dış idrar deliğinin, pipilerinin alt taraflarında yer almasıdır. Tıp dilinde adı “ Hipospadyas “ ‘tır. Bu çocuklar adeta yarım sünnet olmuş gibi doğarlar. O nedenle halk arasında “Peygamber Sünneti” ya da “Yarım Sünnet” olarak kullanılır.

Oldukça sık rastlanan bir doğumsal anormalidir. Hipospadyaslı babaların çocuklarında görülme riski fazladır.

En uçta deliğe benzer bir görünüm olsa bile idrar buradan gelmez. Dikkatle bakıldığında, idrarlarını bacaklarına doğru ve pipilerinin altından yaptıkları fark edilir. Böyle çocuklarda bazen torbalara doğru pipide eğrilik olabilir. Bu eğrilik özellikle çocuğun pipisi sertleştiği zamanlarda belirginleşir.

Böyle çocuklarda sünnet derisi çoğunlukla sadece pipinin sırt tarafında, adeta bir horoz ibiği gibi oluşmuştur. Pipinin alt yüzünde sünnet derisi olmaz. Alt yüzde normalde en uçta olması gereken dış idrar deliği bulunur. Bazen bu delik olması gerekenden çok daha dar olur. O zaman bu çocuklar, hem makara ipliği gibi ince işerler, hem de çişlerinin bitmesi uzun zaman alır. Hipospadyaslı büyük çocuklarda canlarını çok sıkan bir durum da çişlerini aşağı ve ayaklarına doğru yapmalarıdır.

Asla sünnet yapılmamalı !

Bu çocukların ameliyatlarında yarım sünnet derisi çok işe yarar. Öncesinde bu çocuklar asla sünnet ettirilmemelidirler. Ameliyatın bitiminde zaten sünnet de olmuş olurlar.

Hipospadyas Nasıl farkedilir?

Dikkatli anne ve babalar veya çocuk hekimi, sünnet derisinin yarım oluşundan şüphelenirler. Bazen de idrarın uçtan fışkırmadığı farkedilir.

Bu delik çoğu zaman pipinin alt yüzünde ve uca yakın olsa da bazı hastalarda pipinin de gerisinde, torbaların arasında veya makatın önünde bile olabilir. Hatalı delik pipinin baş kısmına ne kadar uzaksa anormallik de o kadar ağır demektir.

Bazı anne ve babalar ise önce eğriliği fark ederler. Anormalliğin en ağır olduğu hastalarda, cinsel organların görünümü dişi cinsiyete benzeyecek kadar farklı olabilir. Hatta bazı hastaların ilk bakışta kız oldukları zannedilebilir.

Hipospadyasın Yandaş hastalıkları var mıdır?

Hipospadyaslı hastaların % 9 kadarında inmemiş testis ( erkek yumurtası ) ve yine aynı oranda kasık fıtığı birlikte olur. Aynı seansta veya ayrı ameliyatla bunların da düzeltilmesi gerekir.

Ağır hipospadyaslı hastalarda böbrek ve idrar yollarına ait doğumsal anormalliklere normal çocuklara oranla daha fazla rastlanır. Bu nedenle ameliyat öncesi ultrason taraması yapılır.

İnmemiş testisle birlikte olan ağır hipospadyaslı hastalarda kromozom analizi ile cinsiyet araştırması yapılmalıdır.

Hipospadyas Hastalarının İdeal tedavi yaşı nedir?

İdeal ameliyat yaşı 6 aylık ile 1,5 yaş arasıdır.

Bu yaştaki çocuklarda ameliyat ve ameliyat sonrası bakım büyüklere oranla çok daha kolaydır. Özellikle 6. ayını doldurmuş ve henüz emeklemeye ya da yürümeye başlamamış çocuklarda aileler açısından bakım kolaylığı çok belirgindir. Ayrıca bu yaşlarda ameliyat edilerek şifaya kavuşmuş olan hastalar ileride başlarından böyle bir olay geçtiğini de hatırlamazlar. Bu da önemli bir avantajdır. Bu yaşları kaçırmış olan çocuklarda ise daha fazla bekletmeden bir an önce ameliyat yapılmalıdır. Üst yaş sınırı yoktur.

Çocuk sahibi olabilirler mi?

Doğru tedavi edilirler ise çocuk sahibi olabilirler. Özellikle eğriliğin tam düzeltilmesi hem çocuk sahibi olma yönünden hem de cinsel münasebette sorun olmaması yönünden çok önemlidir. Günümüzde, modern cerrahi prensipler kullanılarak ve uygun yöntemler seçilerek bu hastalar tam şifaya kavuşturulabilmektedir.

  • Zamanından geç tedaviye başlanması,
  • uzman kişiler tarafından müdahele edilmemesi durumunda

defalarca ameliyat edilmesine rağmen bir türlü tam düzelme sağlanamaz. Bu durum, hayatlarını etkileyen fiziksel sorunların yanı sıra ciddi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Hipospadyas Ameliyatının Hedefleri nedir?

Cerrahi tedavideki ana hedefler :

  1. Eğriliği tamamen düzeltilmiş, özellikle sertleşme olduğunda düz bir penis,
  2. Pipinin tam ucundan karşıya doğru fışkırtarak işeyebilme,
  3. Ağır anormallik olanlarda pipinin torbaya gömülü görünümünü ortadan kaldırma,
  4. Dış görünüm olarak sünnetli bir çocuk görünümünü elde etme,
  5. Böyle bir anormalliğin olduğunun farkına varmadan küçük yaşta tedavi.

Hipospadyas ameliyatını başarılı bir şekilde geçirmiş olan çocuklar tamamen normale dönerler. İdrar yapma ve ilerideki cinsel fonksiyonlar bakımından normal erkeklerden hiçbir farkları kalmaz.

Hipospadyas Ameliyatı çok zor mudur?

Hipospadyas Ameliyatı, hayati risk taşımasa da son derece hassas ve ince bir iştir. Büyüteçli gözlüklerle, özel ameliyat iplikleri kullanılarak bu işin uzmanları tarafından yapılmalıdır. Bu ameliyatı yapacak cerrahın sadece çocukları ameliyat eden ve bu işte deneyimli bir hekim olması önemlidir.

Tecrübeli ellerde, genellikle tek ameliyatla netice almak ve düzgün görünümlü penisler elde etmek mümkündür. Ameliyat esnasında, eğrilik varsa düzeltildikten sonra çoğunlukla sünnet derisi kullanılarak idrar borusu uca kadar uzatılır. Çocuk böylece sünnet de olmuş olur. Nadir olarak ikinci ameliyat gerekir.

Bu konu ile yoğun olarak uğraşan merkezlerin genel kanaati, yılda 50 ve üzerinde bir sayıda hipospadyas ameliyatı yapmayanların bu hastalara dokunmaması, hastaların tecrübeli kişi ve merkezlere yollanmasının doğru olacağıdır.

Öncesinde başarısız ameliyatlar geçirmiş olan çocukların ameliyatları dokular hırpalanmış olduğu için çok daha zordur. Temel hedef tüm hastalarda kendi dokularını kullanarak sonuca ulaşmaktır. Bu zorlu grup hastada cinsel bölgeye ait deri kalmadıysa dudak veya yanak mukozası tamirde kullanılır.

HİPOSPADYAS CERRAHİSİ

Hipospadyas Ameliyatı Sonrası Bakım

Ameliyatın kendisi gibi, ameliyat sonrası bakım birçok incelikle doludur.  Çocuklara uygun modern yöntemlerle ameliyat sonrası rahat ve başarılı geçebilir.

Hastaların bir bölümü ameliyat günü, bir bölümü de 1-2 gün sonra eve yollanırlar.

  • Operasyon sonrasında penis çevresinde özel bir pansuman olur. Bu pansumanın amacı; kanama ve aşırı şişmenin önüne geçmek ve dış darbelerden yeni ameliyatlı bölgeyi korumaktır.
  • Yeni oluşturulan idrar yolunun içine konan ve pipinin ucundan çıkan bir plastik tüp ( sonda )  idrar boşaltma işine yarar. Daha ağır hipospadyas ameliyatlarından sonra, karın alt bölümünden direk idrar torbasına giren, idrar boşaltmaya yarayan ikinci bir tüp de konulabilir. Bunlar yeni oluşturulan idrar kanalının güvenliği için gereklidir.
  • Bu tüpler, ameliyatın ağırlık derecesine göre, operasyondan 5 – 14 gün sonra çıkarılırlar. Bu süre içinde tüplerin tıkanmaması önemlidir. Hastanın ağızdan bol sıvı almasına dikkat edilir. Bezli çocuklarda sonda bakımı da daha kolaydır. Pansumanın üzerine kapatılan beze minik bir delik açılarak sondanın idrar damlayan ucu dışarı alınır ve üzerine ikinci bir bez daha tatbik edilir. Böylece ıslaklık iç bezin de içinde yer alan pansumana geçmez ve çift bez, özel pansumanla birlikte darbelere karşı ameliyat bölgesini daha dayanıklı hale getirir.
  • Ameliyat sonrasında antibiotik, ağrı kesici ve idrar torbasının kramplarını önleyici ilaçlar kullanılır. Aspirin kesinlikle verilmemelidir. Sonda alındıktan sonra ilaçlar kesilir ve banyoya izin verilir. Bu dönemde ve sonrasında yaklaşık 1 ay tehlikeli spor ve hareketlerden kaçınılır. Ancak günlük hareketler kısıtlanmaz.
  • Pipideki ince dikişlerin hepsi kendiliğinden eriyen cinstendir ve alınmalarına gerek olmaz. İlk dönemlerde çatallı işemeler olabilir. Zamanla düzelir. Bazen belli aralıklarla yeni yapılan deliğin genişletilmesi gerekebilir.
  • Ikinci ameliyat gereksinimi daha çok dikişlerden idrar sızması veya yeni deliğin daralması nedeniyledir. Nadiren gerekli olan ikinci ameliyatlar için en az 6 ay sürenin geçmesi gereklidir. Bazen estetik kaygılarla da düzeltici ameliyat gerekir.
  • Hipospadyas ameliyatlarından sonra bakımı en kolay hasta grubu bezli bebeklerdir. Henüz ayağa kalkmamış, fazla hareketlenmemiş çocuklar ve aileleri ameliyat sonrasını en rahat geçirenlerdir.

Sünnet ve Yenidoğan Sünneti

sünnet nedir
Sünnet özen gösterilmesi gereken bir cerrahi bit müdahaledir.
İzlemek için : https://www.youtube.com/watch?v=d4CsEFBL69E

Sünnet Nedir?

Sünnet özen gösterilmesi gereken bir cerrahi müdahaledir.

Sünnet, ülkemizde çocuklara en sık uygulanan cerrahi işlemdir. Çoğunlukla dini ve geleneksel nedenlerle yapılır. Tıbbi nedenlerle de yapılması gerekebilir.

Yenidoğan Sünneti Nedir?

Bebeklerde 0-30 gün aralığını yenidoğan dönemidir. Yenidoğan döneminde sünnet, çok kolay ve genel anestezi gerektirmeyen cerrahi bir işlemdir. Uygun tekniklerle çabuk ve estetik iyileşme mümkündür. Ancak bezli çocuklarda sünnet sonrası bakım daha fazla özen ister.

En uygun Sünnet Yaşı Nedir?

Sünnet için en uygun yaş aralığı 2 yaş öncesi ve 5 yaş sonrası dönemdir. 2- 5 yaş aralığında, aileden koparılıp ayrılmanın yol açacağı duygusal ve psikolojik sorunlar ön plana çıkabilir. Bu yaş aralığı, cinsiyet ve kendilik bilincinin ortaya çıkıp geliştiği dönemdir. Bu nedenle, vücudundan bir parçanın kendi arzusu dışında uzaklaştırılması ve bunun cinsel organı ile ilgili bir işlem oluşu, çocuklarda psikolojik problemler ortaya çıkarabilmektedir.

6 yaş sonrasında, çocuğun sünnet olayının toplumsal boyutunu algılaması ve bu sevinci ailesi ile birlikte yaşaması söz konusudur. 6 yaş ve sonrasında sünnetin genel anestezi veya ciddi sedasyonla yapılması zorunludur.

Sünnetin Yararları Nelerdir?

Erken dönemde yapılan sünnetin, yenidoğan ve süt çocukluklarında üriner sistem enfeksiyonu olması, sünnetsiz çocuklara oranla ortalama 10 kat daha az olduğu çeşitli çalışmalarda belirtilmiştir. 3 yaşından sonraki çocuklarda sünnet derisi darlığı ve buna bağlı oluşabilen  penis ucu iltihabı ) kesin tedavisinde korunma sağlar. Bakteri ve virüs kolonizasyonu için uygun bir ortam oluşturan sünnet derisinin ortadan kaldırılmasının cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve penis kanserinin önlenmesinde önemli rol oynadığı ve sünnetli erkeklerle evli kadınlarda rahim kanserlerine daha az rastlandığı bilinmektedir.

Dini veya geleneksel sünnetin tüm erkeklere uygulandığı toplumlarda, erkek çocuklar arasında önemli bir sosyal statü boyutu vardır.

Sünnet Derisinin Daralması (Fimozis) Nedir?

Sünnet derisi 3 yaşına kadar kısmen veya tamamen yapışıktır. Bu erkek çocukların % 95’inde kendiliğinden hiçbir soruna yol açmadan düzelir. Ancak %5 kadar çocukta sünnet derisinin uç kısmındaki idrarın çıktığı açıklık, idrar çıkışına izin vermeyecek kadar dar olabilir.  Bu durum tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Bazen smegma kistleri denilen sünnet derisi içindeki beyaz kireçimsi tortular da enfeksiyona yol açarlar. Toplumumuzda sünnet derisinin rutin olarak geri çekilmesi ve smegma temizliği oldukça sık rastlanan bir durumdur. Bu geri çekmeler esnasında oluşan küçük çatlaklar ve sünnet derisinin geriye çekildikten sonra tekrar eski haline gelememesi ödemlenmesi ile penis ucunun beslenme bozukluklarına kadar gidebilecek olan ağır tablolar  ortaya çıkarabilir. Bu durumda sünnet tıbbi olarak gerekmektedir.

Sünnetin Riskleri Nelerdir?

Uygun olmayan şartlarda ve ortamlarda, uzman olmayan kişiler tarafından yapılan sünnet kalıcı sakatlıklara, ciddi problemlere yol açabilmektedir. Toplumun yarısına uygulanan bir cerrahi girişim olduğu düşünülürse ortaya çıkan risk daha net olarak anlaşılabilir.

Çocuklarda uygulanan tüm cerrahi girişimlerde; sedasyon, genel anestezi titizliği, ve psikolojik hazırlık yapılmalıdır.  İhmal edilirse sünnet işlemi, etkisi yaşam boyu sürebilecek bir psikolojik travmaya dönüşebilir.

Sünnet sonrası dönemde; enfeksiyon, kanama, eksik veya fazla derinin kalması, penis başının yaralanması, estetik kusurlar ortaya çıkabilmektedir.

Yenidoğan döneminde daha sık tam idrar çıkış deliği iltihap ve darlıkları sünnet sonrası görülebilir.

Sonrasında komplikasyon yaşanmaması için, sünneti bir cerrahi girişim olarak görülmeli ve ameliyathane ortamında uzmanlarca yapılmalıdır.

Sünnet ne zaman yapılmaz?

  • Hiçbir cerrahi girişimin yapılamayacağı genel hastalıklar var ise,
  • Doğumsal penis anomalilerinde (hipospadyas, epispadyas ve megaloüretra gibi) düzeltici asıl ameliyatlar yapılana kadar sünnet yapılmamalıdır.

Önerilen Sünnet Teknikleri Nelerdir?

Yenidoğan döneminde, çan yöntemi ile dikişsiz olarak sünnet yapılabilir. Bu teknikle sünnet kısa sürer ve son derece estetik bir iyileşme sağlanır. Genel anesteziye gerek yoktur. Lokal bölgesel anestezisi yeterlidir.

Diğer yaş gruplarında dikişli cerrahi sünneti önermekteyiz. Çocuk, sakinleştirme sonrası ameliyathaneye alınır. Genel anesteziye başlanınca önce bölgesel uyuşturma yapılır. Böylece lokal ağrı blokajı ile anestetik ajanların çok daha düşük dozlarda kullanımı ve ameliyat sonrası 4- 6 saatlik ağrı olmasını önlemektedir.

Sünnet derisinin gerekli ölçülerde alınır.  Tam bir kanama kontrolü sağlandıktan sonra çok ince dikişlerle sünnet estetik bir şekilde tamamlanır.  

Uygun bir pansuman ve ağrı kesicilerle sünnet sonrası rahat etmeleri sağlanır. Sünnetten 48 saat sonra banyo ve diğer aktiviteler rahatlıkla yapılabilir.